İş Sağlığı ve Güvenliği Kavramı ve Gelişimi

170
İş Sağlığı ve Güvenliği Kavramı ve Gelişimi

Daha önce yayınladığımız bir yazımızda “Havalimanlarında İş Sağlığı ve Güvenliği” konusunu işlemiştik. İş sağlığı ve güvenliği konusunun havalimanlarında faaliyet gösteren kurumlar açısından ne kadar önemli olduğunu da belirtmiştik. Bu yazımızda ise İş sağlığı ve güvenliği kavramına ve tarihsel gelişimine göz atacağız.

İş Sağlığı ve Güvenliği Kavramı

Hiç kuşkusuz insanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için çalışması gerekmektedir. Bu çalışma faaliyetini yerine getirirken bir takım fiziksel engellerle karşılaşması kuşkusuz kaçınılmazdır. Bu çalışma faaliyeti içerisinde de iş kazaları ile sürekli olarak karşı karşıya kalmaktadır. Tüm bu yaşanan ve yaşanabilecek iş kazaları iş sağlığı ve güvenliği kavramı içerisinde incelenmektedir. İSG tüm ülkelerde iş ile ilgili önlem almak ve iş kazalarındaki sayıları düşürmek amacıyla uygulamaya konulan; çalışanlara sağlanan güvenlik haklarının genişletilmesini ve çalışanların bilinçlendirilmesini sağlayan önemli bir uygulamadır.

Başka bir deyişle iş sağlığı ve güvenliği; çalışan bireylerin işyeri ortamlarında işlerin yürütülmesi sebebiyle kaynaklanabilecek bazı tehlikelere karşı; gerek işyerinin içerisinde gerekse işyerinin dışarısındaki çalışma şartlarının iyileştirilmesi suretiyle refahının arttırılmasına yönelik; sistemli bir şekilde yapılmakta olan çalışmaları ifade etmektedir. Bu çalışmalar, işveren ve çalışanlar tarafından uyulması gereken kurallar belirlenerek daha da sistemli bir hale getirilmiştir. Hatta İSG bize çalışan sağlığı, işletme sağlığı, üretim güvenliği sağladığı gibi daha huzurlu ve daha mutlu bir toplum oluşmasının da yolunu açmaktadır.

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Ortaya Çıkışı

Sanayi devrimi sonrasında hızla gelişen üretim sektörü beraberinde birçok sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Üretimin artmasıyla toplumlar sürekli gelişmiş, bu gelişmeye paralel olarak iş hacmi genişlemiş ve çalışma alanları da sürekli artmıştır. Bunun yanında artan iş hacmi beraberinde insanların güvenli olmayan koşullarda çalışmasını; bununla birlikte artan iş kazalarını ve ölümle sonuçlanan olayları beraberinde getirmiştir. İş hayatındaki değişimler ve gelişen olaylar iş sağlığı ve güvenliğinin ortaya çıkıp gelişmesine neden olmuştur. Böylelikle süreçte bu değişim sürekli gelişerek ilerlemiş ve birçok İSG uzmanı ve eğitmeni kadroları iş yerlerinde açılmış ve istihdam edilmiştir.

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Dünyadaki Gelişimi

İnsanoğlunun yaşamaya başladığı günden bugüne “çalışma” kavramı hep var olmuştur. Bunun yanında işçi sağlığının korunması ve güvenliğinin sağlanması hep gündemde olmuştur.

İSG’nin geçmişi M.Ö. 4. yy. ortaları Roma uygarlığına kadar dayanmaktadır. Hipokrates, kurşun kullanımının insanda yarattığı halsizlik, kabızlık, görme bozukluğu ve felç geçirme durumlarını ortaya koymuş. Bunun yanında malzeme kullanımı ile insan sağlığı arasındaki ilişki ifade etmiştir. M.Ö. 200 yıllarında Nicander kurşun koliği ve anemisini incelemiş ve özelliklerini; etkilerini tam olarak belirtmiştir.

Yapılan çalışmalar sadece sağlık ile ilgili sorunları saptamak ve tanımlamak ile kalmamış. Ayrıca zararlardan korunabilmek için çeşitli yöntemler de geliştirmiştir. M.S. 23 ile 79 yılları arasında Plini, tehlikeli toz içeren çalışma ortamlarındaki işçilerin başlarına torba geçirilerek çalıştırılmasını önermiş. Bu öneri özellikle iş sağlığı ve güvenliği açısından önemli bir adım olarak görülmüştür. Sanayi Devrimi ile yaşanan üretimdeki değişim ve artışlar beraberinde önemli iş sağlığı ve güvenliği problemlerinin daha da fazla ön planda tutulmasına neden olmuştur. İSG alanında ilk sistemli uygulamaların sanayi devriminden sonraki süreçte yaşandığı bilinmektedir. Konuyla ilgili ilk yasal düzenlemeyi getiren ülke İngiltere olmuştur. Daha önce de baca temizleyicilerin yaşadığı önemli sağlık sorunları üzerine 1788’de Baca Temizleyicileri Yasası’nı çıkarmış olan İngiliz Parlamentosu; Ayrıca 1802’de çırakların fiziksel ve moral sağlıklarını koruyan Çıraklık Sağlık ve Ahlak Yasası’nı çıkarmış. Böylelikle iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ilk ciddi yasal düzenlemeyi yapmıştır.

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Türkiye’deki Gelişimi

Dünya genelinde yaşanan endüstri alanındaki gelişmelerin sonucunda; Türkiye’de de makineleşmeye paralel olarak benzer gelişmelerin yaşandığı görülmektedir. İSG alanında yapılan çalışmalar zamanla ilginin artmasına, bununla birlikte uyulması gereken yasaların çıkarılmasına neden olmuştur. Zamanla geliştirilen İSG konusunda, uluslararası kuruluşların getirmek istediği standartlara uyulmaya çalışılmaktadır. Osmanlı Döneminde ise endüstrileşmenin 16’ncı ve 17’nci yüzyıllarda belirgin bir biçimde, küçük el sanatlarıyla ve atölye işçiliği ile ortaya çıkmış olduğu görülmektedir.

Ayrıca II. Mahmut dönemi süresince de İstanbul, İzmit ve Sinop tersanelerinde gemi üretimi ile sürdürülmüştür. Ticari faaliyetlerin hız kazandığı dönemlerde söz konusu tersanelerin kömür ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 1829’da “Ereğli Kömür İşletmeleri” faaliyete geçirilmiştir. Açılan kömür işletmeleri o dönemde gelişmekte olan Osmanlı sanayisinde oldukça önemli bir rol almıştır. İlk kömür işletmelerinin faaliyete girmesi ile beraber, iş sağlığı ve güvenliğine yönelik olarak çalışan bireylerin çalışma koşullarıyla alakalı olarak 1820’de çok önemli düzenlemelere gidilmiştir. Ayrıca bu düzenleme aynı zamanda Osmanlı döneminde yapılan en önemli düzenleme olarak görülmektedir. 1850’de ise Polis Nizamnamesiyle beraber çok daha ayrıntılı ve kapsamlı bir düzenlemenin yapılmış olduğu görülmektedir. Devamında gelen yıllar içerisinde de askeri alandaki çalışmalara yönelik olarak bazı işletmelerin kurulmuş olduğu görülmektedir.

Mecelle Kanunu

İş hayatına yönelik olarak ise ilk defa 1877’de çıkarılmış olan Mecelle Kanunu ile düzenlemeler yapılmıştır. “Dilaver Paşa” ismiyle 1865’de işçileri korumakta olan ilk mevzuat, kömür ocaklarında çalışan işçilerin güç koşullarını hafifletebilmek üzere, 100 maddelik olarak yayınlamıştır. Dinlenme, tatiller; çalışma saatleri ile barınma yeri haklarını kapsamakta olan bu yasalar çalışma şartlarıyla ilgili önemli adımları barındırmaktadır.

Bununla beraber iş kazalarının önlenmesine dönük olarak 1869’da “Maadin Nizamnamesi” adında bir yasa çıkarılmıştır. Bu yasa ile maden ocaklarında hekim bulundurma zorunluluğu getirilmiştir.

Cumhuriyet Dönemi’nde 114 sayılı “Zonguldak Ereğli Havzası Fahmiyesi’nde Mevcut Kömür Tozlarının Amele Menafi Umum İyesine Füru Tuna” kanunu; kömür atıklarının satılarak işçilerin gereksinimlerinin karşılanması maksadıyla sarf edilmesini içermektedir.

Bununla birlikte ilk kez çalışma süreleri 8 saat ile sınırlandırılmış, fazla çalışma ücretinin ödenmesi gündeme gelmiş; çalışma yaş sınırı konulmuş ve çocukların madende çalışması yasaklanmıştır.

İş sağlığı ve güvenliği alanındaki bu eksikliklerin ortadan kalkması için uzun süreli çalışmalar yapılmıştır. Böylece yapılan çalışmaların sonucunda, yasal mevzuatımızda yerini yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa bırakmıştır. 2012 yılında çıkarılan ve yürürlüğe konulan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile iş yaşamının parçası haline gelmiş. Aynı zamanda İSG alanında yeni bir döneme adım atılmıştır. Bu yasa, geçmişten bu yana olmayan yenilikleri içeren, bütün işyerlerini ve bütün çalışanları kapsayan; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinden yararlanmasına olanak tanıyan hükümleri içermektedir.

İş Sağlığı ve Güvenliğinin Önemi

Bir iş sürecinde birçok iş kazası ve meslek hastalığı meydana gelmektedir. İş kazası ve meslek hastalıklarının en az seviyeye indirgenebilmesi için iş sağlığı ve güvenliğinin önemi son derece ciddi bir durumu beraberinde getirmektedir. İş sağlığı ve güvenliği, sanayi devriminden sonraki dönem ile karşılaştırıldığında; yaşadığımız zaman içerisinde bu konuya son derece önem verildiğini ve verilmekte olan bu önemin ise her geçen gün arttığını söyleyebiliriz. Hatta teknolojinin ilerlemesi ve gelişmesiyle birlikte, çalışma hayatında meydana gelen meslek hastalığı, iş kazalarının türlerinde ve meydana gelme sıklığında değişimler olmuştur.

İşveren tarafından İSG’ye önem verilip sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının sağlanması; çalışanların üretim için kullandığı makine, araç, gereci talimata uygun şekilde ve güvenli bir şekilde kullanmasını sağlamaktadır.

İşletmelerin İSG’ne yönelik yasa ve yönetmeliklerde belirtilen talimatlara uyması bir zorunluluktur.

İşletmelerin, İSG’ne yönelik yasa ve yönetmeliklerde belirtilen talimatlara uyması bir zorunluluktur. Aynı zamanda talimatlara uymadığı ve İSG’ye yönelik düzenlemeleri yapmadığında cezai yaptırımlarla karşılaşmaktadır. Ve iş kazası ve meslek hastalıkları yaşayan çalışanlarına karşı tazminat ödemek zorunda kalmaktadır.

Devlet ve işletmeler; toplumu ekonomik ve sosyal yönden olumsuz etkileyebilecek iş kazası ve meslek hastalıklarına önlem almak zorundadırlar. Günümüzdeki işletmeler, işçi sağlığını daha fazla göz önünde bulundurarak hareket etmeli ve işlerin ilerleyiş sürecinde güvenlik odaklı çalışma zorunluluğu üzerinde durmalıdırlar. Ayrıca iş kazaları ve meslek hastalıklarının ortaya çıkardığı işgücü kayıplarını azaltmak için önlem alma konusunda daha dikkatli davranmalıdır. İşletmeler, rekabeti arttırmak ve uluslararası piyasalarda güçlenmek istiyorlarsa bu kayıpları önlemelidirler. Çünkü bu kayıplar verimliliği direkt etkilemektedir. İşletmelerden beklenen günümüz modern şartlarına uygun olarak sağlık ve güvenlik koşullarını iyileştirmesidir.

Bu sorumluluk duygusu sayesinde, verimlilik artacak ayrıca işverende çalışanlara karşı sorumluluğunu yerine getirmiş olacaktır. İşveren, insani duygularını ön plana koyarak bu önlemleri almalı ve yerine getirmelidir. İşveren, bireylerin güvenli ve sağlıklı ortamlarda çalışması ve daha yaşanabilir bir toplum oluşturmak için çalışanların gerekli eğitimleri almalarını sağlamalı ve bunun yanında bu durumu bir bilinç haline getirmelidir. Toplumun daha yaşanabilir hale gelmesinde ve sorumluluk almada işverenlerin rolü yadsınamaz. Bu sorumluluk bilincinin işçilerinde bilinçlenmesine katkısı fazlasıyla olumlu olacaktır.

İş sağlığı ve güvenliğinin önemi hem işçi hem de işletme açısından bakıldığında yadsınamayacak kadar ehemmiyet arz etmektedir. Bu konu hakkında yapılan çalışmaların her iki taraf içinde doğru yönetilmesi zorunludur.

Halil Uzun
@uzunhalil4829

Kaynak:

Aydın O. K. (2019), “Havalimanlarında İş Sağlığı ve Güvenliği: “3.Havalimanı Örneği”, Tekirdağ, Yüksek Lisans Tezi

Yılbaşı M. (2017). “İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Alanların Farkındalık Düzeylerinin İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları Yönünden İncelenmesi”. İzmir, Yüksek Lisans Tezi

Nagaş A. (2015). “Sivil Havacılık Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Önlemlerinin Performansa Etkisi: Havalimanı Çalışanları Örneği”. Ankara, Yüksek Lisans Tezi

Üngüren ve Koç, (2015). “İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamaları Performans Değerlendirme Ölçeği: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması”, Sosyal Güvenlik Dergisi

MAKAL Ahmet, Osmanlı İmparatorluğunda Çalışma İlişkileri: 1850-1920. İmge Kitabevi Yayınları, 1. Baskı, Ankara, Mayıs 1997. (Aktaran: İLERİ, 2015)

KILKIŞ, İ., (2016). İş sağlığı ve güvenliği. Bursa: Dora Basım-Yayın Ltd. Şti. (Aktaran: ÖCAL, 2017)

Benzer Yazılar

Bir cevap yazın